∫ Hilalüzzaman • Koray Günyaşar
...Elinde bir kağıda yazılmış adres, leş kokusunun seçilmesinin zor olmadığı sokağın ortasında bir sağına bir soluna baktı Seklavi. İsminin manasına inat, çirkin yüz hatları, dikkat çekici olmayan fiziğiyle sıradan bir kadındı. Gözlerinin altındaki morluklar, adres adres deva aramasına yol açan musibetin yarattığı uykusuzluğun izleriydi. Nasıl uyuyabilirdi ki...
∫ Pusova • Galip Dursun
...Ana’nın gözleri nicedir böyle dikine ve ciddi bakmıyor; kara alevler ile kaplanmış kıvılcımlar saçmıyordu. Yaşlı kadının morarmış dudakları kenarlarından kıvrılmıştı. Suretindeki kırışıklık ve kararmış renk cümbüşü, gözlerindeki uğursuz parıltıyı daha da güçlendiriyor; çirkin yüzüne tuhaf bir alaycılık, ürkütücü bir karanlık veriyordu.
∫ Rengarenk • Işın Beril Tetik
... Bir erkeğe ait olduğu belli olan acıyla dolu kısık çığlıkları gene de duyuyordu. Sesler bedeninin içinde yankılanır gibiydi. O kulaklarını kapatıp sesini yükselttikçe çığlıklar da yükseliyor, güçlü bir zonklama ile şiddetleniyordu.
∫ Sis Geçince • Demokan Atasoy
... Uyandığı zamanlardaki o ilk şaşkınlık anlarında ağzına yüzüne dokunulmasından hiç hoşlanmamasına rağmen bunu Tonguç’a bir türlü söylememişti. Anlamsızca büyük mimikleri ve lüzumsuz el şakaları ile Tonguç’sa yanında uyanmak isteyeceği en son erkek tipiydi... yani eskiden.
∫ Sisle Gelen • Ali Kamil Yeniay
...Aslına bakarsanız bugünün geleceğini bilmeme ve günlerdir size söylenecek uygun bir yalan aramama rağmen bana inanmayacağınızı bildiğim için yapamadım. Fakat biliyorum ki gerçeğe de inanmayacaksınız, benim deli olduğumu düşünecek ve beni bir tımarhaneye kilitleyip anahtarı fırlatıp atacaksınız.
∫ Sisli bir sabahta Şehr-i İstanbul • Umut Dülger
...Rüyasında hiçbir zaman gerçek olamayacak kadar güzel bir yaşam sürüyor, şimdi “keşke” diyerek hayıflandığı hiçbir şeyi yapmıyor ve mutlu mesut yaşayıp gidiyordu. Ama tabii adı üzerinde, bu bir “rüya” idi.
|