KORKU ve GERİLİM ÖYKÜLERİ
göLge #4 - SUÇ

Bilinen ilk suç; elma olduğu iddia edilen bir meyvenin, biraz muzırlık, biraz ihtiras, biraz dolandırıcılık kokar bir surette, mutlu, huzurlu ve hayali olduğu varsayılan bir ağaçtan (birçokları bunun "Bilgelik Ağacı" olduğunu da iddia eder) aşırılmasıdır. En azından yeryüzünün büyük bir bölümünde (bizim içinde bulunduğumuz bölüm de buna dahil olmak üzere) bir çocuğa öğretilen budur.

Oysa ki; bu göklerin ilk suçudur, yeryüzünün değil. Ayrıca bizi değil, din yazarlarını; bizim kahramanlarımızı/kaybedenlerimizi değil, Adem ve Havva’yı bağlar.

Şehir öyküleri ve çağdaş korku, gerilim üzerine eğildiğimizde bize gülümseyen ilk suçun ‘cinayet’ olduğunu görürüz. Bazen dozajı kaçan, sinemanın ve görsel sanatların zorlaştırdığı haliyle bir korku temasını edebi olarak işlemek, çalışmak durumunda olduğumuz sırada genellikle hep kolayına kaçar ve bir adam öldürürüz. Arkasında soru işaretleri bırakarak ve öyküsü boyunca hep ünlem işaretlerine gebe bir adam (ya da bir kadın) düşünün; işte bu bizim adamımızdır (ya da kadınımızdır).

Fakat göLge’de işler biraz daha farklılaştı bu sayıda. Biz artık sadece adamları öldürmüyoruz; onların suçlarını da inceliyoruz. Acaba gerçekten çağdaşımız olması muhtemel bu insan örneklemeleri suçlu mudur? Ya da katilleri ele alalım. En ilahisinden, en kötücülüne kadar hepsi bir devinimin bir parçası, kaotik bir neslin kendince ürettiği ve dikte kabul etmez bir yansıma olamaz mı?

göLge bu ay ‘Suç’ işliyor! İnatçı, taviz vermez, sadece kendine ait fikirleri değil; aynı zamanda kendine ait bir dünyası olan bu sayımızı okumanızı şiddetle öneriyorum.

Ve unutmayın ki Kerberos’un uzaktan, çekinerek baktığı Tindalos Tazısı ’Şiddet’; bir önerinin yanına katılıp karşınıza çıkartılmışsa çekinmeniz gereken bir şeyler var demektir.

© MMIII - MMIV - göLg€