 Sedat, rahat halini hiç bozmamıştı. Cevabı da aynı rahatlıkla verdi; "Annem, kendini başkalarıyla karşılaştırma, derdi hep. Kıyaslama iyi bir şey değildir. Onlar öyle girmişse girmiş, ben belgeleri okuyacağım; hakkım yok mu buna?"
Cebrail, yanındakilere hiddetle baktı. İsrafil yüzünde kurnazca bir ifadeyle fısıldadı; "Bırakalım, okusun. Ya sıkılır ya da bir şey anlamaz."
"Ya anlar da imzalamazsa?"
"Azrail'i çağırırız biraz oynar onunla."
"Zalimce değil mi bu?"
"Yeterince adil." |