Kan Güncesi

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Kan Güncesi'ne hoşgeldiniz...

Yeraltının engin nehirlerinden beslenen alt kültür edebiyatının en yasak meyvalarının sergilendiği Günce'ye adım attınız. Gözün görüp kulağın işittiğinden bir adım daha aşağıya inmeye hazır olun.

Çekinmeyin, gönlünüzce dolaşın; basamaklara dikkat etmeyi de unutmayın...

Kötü Sözler

You see I cannot be forsaken,
because I`m not the only one,
We walk amongst you feeding, raping,
must we hide from everyone?

David Draiman - Forsaken
Reklam
 
 
Elysium FORUM

Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş yada Kayıt.    Kayıp Parola?

Bu Kör'ün Ağlamasıdır...
(1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
Tekinsiz kalemlerin özgürce dans ettiği bu barınakta içinizdeki karanlığı ve sanatı serbest bırakın
En altSayfa: 1
BAŞLIK: Bu Kör'ün Ağlamasıdır...
*
#728
birunsatan
Nev'ta
Gönderiler: 31
graphgraph
Şu an sitede değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Bu Kör'ün Ağlamasıdır... 3 Yıl, 4 Ay önce Karma: 0
Bu, Kör’ün Ağlamasıdır!...

Soğuk bir yaz gecesi, sokaklar giderek tenhalaşmakta, zaman bütün yorgunluğunu yok etmenin derdinde… Şehir sıcakların ortasında gelen soğuğa alışmaya çalışıyor, sokağın köşesinde, kimsenin fark etmediği biri duruyor. Üzerindeki elbiseyi uzun zamandır çıkartmadığı belli, elindeki sopasını kendisi gibi duvara dayamış bekliyor… Dilenmiyor da….

Öylesine oturup bekliyor, öylesine zamansız oturup duruyor. İlginçtir, gelen geçenle ilgilenmiyor, kimseye bakmıyor, kimse de onu görmüyor…

Soğuk kendini iyice hissettirmeye başladı, sokakta herkes usul usul çekilirken köşelerine, adam hiçbir şekilde istifini bozmadan duruyordu yerinde.. Uzamış sakallarını yalayan rüzgara aldırış etmeden bekliyordu..

İçeri giriyorum, bütün camlar kapalı ama ben üşüyorum. Mutfaktan bir bardak çay doldurup, cam kenarına geliyorum. Adam, hala aynı yerinde bekliyor. Kulağıma müzik setinden gelen ses doluyor. “işte böyle her şey bitti…” günün son demleri, ay çoktan oturmuş tahtına… dışarıda sadece soluk bir sokak lambasının ışığı, onun altında bekleyen adamın sessizliği var…

Çayım bitti. Canım sigara içmek istiyor, umarım atmamışımdır paketi daha!..

Buldum sigarayı, çayımı doldurdum yeniden.. Yine cam önündeyim, adam bekliyor hala yerinde…

Kimbilir nedir onu bu kadar çaresiz, bu kadar bitik hale getiren?... Gözlerine yorgunluğu dolduran nedir, kimbilir?!... Gözlerim ağırlaşıyor usulca, zamanı geldi artık anlaşılan gözlerimi kapamanın… Uzun bir nefes alıp cam kenarına bıraktım sigarayı… İçeri gidip, dolaptan aldım alacaklarımı, gelip oturdum yerime… Adam hala dışarıda bekliyordu ama daha bir büyümüş gibiydi sanki, daha net görüyordum onu ama hala seçemiyordum yüzünü!... Masaya yaklaşıp üzerinde duran kağıda baktım, dün koyduğum yerdeydi…

“dört kitabın manası / budur eğer var ise / …../ dirilikte öldür beni / varıp orda ölmeyim/”

Anlamsız oldu şimdiki halimle ama o çalmaya başladı ve ben bu ezgiyi çok seviyorum. Bir sigara daha mı içsem acaba?... Yok… Olmaz… Zamanı kandırmak olmaz…

İlaç kutusunu açtım, içinde olan bütün ilaçları yuttum. Cam kenarına oturup, ölmeyi beklemeye başladım. Adam kalktı, gözlerim yavaşça kapanmaya başlıyor adam ayağa kalkıyordu. Bana doğru geliyordu, gözlerinin altında yaş vardı ama gözlerini göremiyordum. Gözlerim kapanmıştı. Yanıma geldiğini hissettim, hiçbir şey yapamıyordum, elimden hiçbir şey gelmiyordu. Bana doğru eğildiğini hissettim. Dudaklarımdan sözler kendiliğinden döküldü…

- ağlıyorsun!...
- bu kör’ün ağlamasıdır!...

mektup hala masada duruyordu…

..............................
Bu Bir Veda Mektubudur!...

Ardı olmayacak bu sözlerimin, devamı olmayacak okuyacaklarınızın… bir başlangıç değil bu vedanın amacı, yeni bir yol değil…

Belki unutulur bu sözler, söylenmez bir daha kimseye…

Belki!...

“Belki”ler olmasın artık, “keşke”ler, “acaba”lar…

İçinde hiç veda sözcüğü olmayacak bu yazının, “elveda”, “hoşça kal” geçmeyecek…

Sadece bir defa okunacak yazılanalar, söylenenler sadece tek sefere mahsus olacak…

Çok düşünülmeden yazıldı bu sözler, aklıma ilk gelenlerden oluştu bu kelimeler. Hiçbir imla kuralına uymak değil amacım, yazım hatalarına dikkat etmedim…

Şimdi, bu eski masanın üzerinde, elimde kalemle bekliyorum. Gözlerimi kapıdan ayıralı çok oldu, artık bekleyecek kimsem yok… düşünecek, özleyecek, sevecek kimsem yok…

Her gün aynı şeyleri görmekten sıkılan birinin cümleleri bunlar. Sokakta görülmeyen, kimsenin fark etmediği, fark edenlerin hemen unuttuğu, yaşamı da ölümü de belli olmayan birinin kaleminden çıkan sözler, bu okuduklarınız…

Sigaram bitti, ne kadar zaman oldu hatırlamıyorum sinemaya gitmeyeli.. zaten ne önemi var ki bunların!...

Tek başına olunca hiçbir önemi kalmıyor hayatın, hiçbir umudun olmuyor yalnızlıkta..

Neden tanrılara mahsusken, insanlar yaşar yalnızlığı?....

Sokakta hayat devam ediyor, yaşam her saniyeyi dolduruyor.. Ben; şu anda bu masada oturan adam… Sanamayın sakın hayattan bıktığımı… ama bilmiyorum neden böyle olduğunu, neden yalnız kaldığımı anlayamıyorum…

Oysa her şey ne güzeldi daha birkaç ay önce!.. Bir sevgilim, bir evim, arkadaşlarım vardı. Her şey o gün başladı. Soğuk bir pazartesi günü, yağmur ha yağdı ha yağacak, bulutlar bütün gökyüzünü sarmış, soğuk her yanı esir almıştı. Ben oda da, bilgisayarın önünde kitabımı yazıyordum. Sevgilim yan odadaydı, saat: 23:45 ti ve her şey işte o zaman başladı.

“aldatıyor” dedi kafamdaki ses, “ salak, sen burada romanınla uğraşırken, sevgilin seni ali ile aldatıyor.” “hayır” dedim ben, “yalan söylüyorsun, yok öyle bir şey..”

Daha öncede konuşuyorduk o sesle, ama o gün her şey bir başkaydı. Sesin tonu, cümlelere vurgusu.. hepsi bir başkaydı…

- yalan söylemiyorum, sana hiç yalan söyledim mi bugüne kadar?!..
- hayır söylemedin..
- düşün, o zaman neden ilgilenmiyor artık seninle? Neden mutlu hep? Neden ali’den bahsederken daha da mutlu oluyor? Seni kandırıyorlar ikisi de!.. Gözlerinin içine baka baka sana yalan söylüyorlar. Hem dikkat etmedin mi hiç; seni sevdiğini söylemedi uzun zamandır, oysa önceden hep söylerdi. Salaksın sen!...
bir yere giderken, “ali gelecek mi?” diye neden soruyor? Neden hep “ali’nin sevgilisi var mı” , “ bu kadar iyi birinin sevgilisi olmaz mı? “ gibi sorular soruyor. Gözüne soka soka seni aldatıyorlar ve sen salak olduğundan anlamıyorsun. Önceki kitabını yazarken hep senin yanındayken, neden şimdi içerde? Neden yanına gelmiyor?


“Neden, düşün, ihanet…” Bunun gibi sorular beynimde yer etmişti. Bir süre, sese direndim ama onun dediklerini de düşünüyordum. Sevgilimin hareketlerini, ali’nin hareketlerini, birbirlerine bakışlarını, birbirlerinden bahsederken ki tavırlarını… her şeyi düşünüyor, her yaptıklarını izliyordum. Ama bir gün, ikisini el ele gördüğümde sesin doğru söylediğini anladım….

Neyse!...

Aynın günleri bir daha yaşamaya gerek yok. Lafı uzatmaya, burada durduğum zamanı uzatmaya gerek yok!..

Bu bir veda mektubudur!...

Okunması bir dakika’ya, yazması beş dakika’ya, oluşması birkaç ay’a, kendisi bir ömre bedel olan…

...................................

derler ki; bir insan, kendi hayatına son vermek isterse, onu almaya Azrail gelmezmiş. Kendi hayatına son vermek istediğinden lanetlenen kişiyi almaya Azrail’in yardımcılarından olan ve intihar edenlerin ruhunu almakla görevli olan, ‘kör’ gidermiş. Aslında, zamanın birinde ‘kör’ bir insanmış, sevgilisinin intihar edişini görmek zorunda kalmış. O günde tanrıya kendisini lanetlemesini söyleyerek, yalvararak gözlerini yerinden çıkartmış. Tanrı ise, ‘kör’ü Azrail’in yanına verip, intihar edenlerin ruhlarını alma görevini ona vermiş. Ve ‘kör’, her ruh almaya gittiğinde gözlerinin olmadığı oyuktan gözyaşlarını dökülürmüş çünkü, onun bu gözyaşları ruhun dünyadan gidişini sağlarmış..

(Bir Kürt Efsanesi…)

efsane bir kürt efsanesi ama hikaye bana ait...
 
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1140
Mert
Nev'ta
Gönderiler: 9
graphgraph
Şu an sitede değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cvp:Bu Kör'ün Ağlamasıdır... 2 Yıl, 8 Ay önce Karma: 0
Çok Güzel
 
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1159
birunsatan
Nev'ta
Gönderiler: 31
graphgraph
Şu an sitede değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cvp:Bu Kör'ün Ağlamasıdır... 2 Yıl, 8 Ay önce Karma: 0
sağol...
 
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1470
mavi kuzgun
Nev'ta
Gönderiler: 1
graphgraph
Şu an sitede değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cvp:Bu Kör'ün Ağlamasıdır... 1 Yıl, 5 Ay önce Karma: 0
iyi
 
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
En üstSayfa: 1

adını   albüm   alıyor   amerikan   anita   bilinen   bulunan   dans   değişik   dizi   dünyanın   edilen   ele   fantastik   filmde   filmler   gotik   güçlü   haftalık   hale   haline   japon   john   karakter   kullanılan   kurgu   metal   muhteşem   orijinal   oyun   roman   savaş   sayesinde   sıra   wiki   çeşitli   çizgi   çoğu   ünlü   İngiliz   İşte