BÖLÜM 1-YAYINDA
BÖLÜM 2-YAYINDA-
www.kanguncesi.com/kgv4/forum/golge/golg...asi-baslangic-1#1392
I
Jin-Won-Lee telaşla labaratuardan çıkarak Çin Genetik Mühendisliği Başkanı Jimmy Kazami'nin yanına geldi.Elleri titriyordu.Bay Jimmy'e dikkatle bakarak:
-Efendim galiba başardık,galiba başardık efendim,dedi.Jimmy Kazami'nin gözleri parlıyordu,ufak bir sevinç doğmuştu içine.Hiç bir şey demedi.Labaratuarın beyaz duvarlarına çarpa çarpa içeri girdi.Bir kaç bilim adamı da mikroskobun başında yüzleri gülüyordu.Jimmy Kazami:
-Bay Gary başardık değil mi?Gary Winson 2 ay önce Çin'e gelmişti.Klonlama çalışmalarına yeni başlamıştı.Mutlu sona çabuk ulaşmak onu da etkilemişti.Mikroskobun etrafında 3 adım kadar attı.Etrafında 360 derece döndü.Ve Kazami'ye bakarak:
-Evet efendim sayenizde.Bunu söylerken suratında samimi bir tebessüm belirdi.Onun yerinde herkes olsa bu tebessümü yapardı.Çünkü dünyanın ilk klon insanına çok çok az zaman kalmıştı.Winson düşüncelere dalarken genç mühendis Dyuzaki Yagami'nin çok büyük bir telaşını gördü.Yagami:
-Efendim çabuk buraya gelin çabuk.Gary hayallerden kopmuştu.Yagami'nin yanına geldi.Genç Yagami ona mikroskobu gösterdi.Gary mikroskoba eğildi ve bakmaya başladı:
-Aman Allah'ım bu da ne?Tepkisi Kazami'yi korkutmuştu.O da telaşla mikroskoba uzandı.
-Won Lee!Bir saat içinde burda bir kobay istiyorum çabuk ol ! Hadi!.Sesindeki korku ve telaş herkesi ürkütmüştü.
II
-Ohhhhh gazozumuzda geldi.
-Ulan Gökhan ne aç adamsın ya.
Gökhan arkadaşının bu tepkisine sırıtmıştı.Sert banklarda oturmaktan poposuna ağrı girdiğini hissediyordu ama sonuçta yorucu bir maçtan çıkmıştı ve bu maç sonu soğuk bir gazoz içecekti.Gökhan:
-İbrahim açsana şunu artık ya susadım.
-Açıyoruz işte olum.Gökhan,İbrahim gazozu açarken bir an arkadaşlarını çok sevdiğini anladı.Onlarla çok iyi zaman geçiriyordu.Onları ömür boyunca seveceğine emindi.Gökhan'ın apartmanda en iyi arkadaşı Selim'di.Arkadaşları ona Sarı Selim diyordu.Sarı Selim oldukça şaklaban biriydi.Arkadaşlarını güldürmekten başka bir eğlencesi yoktu.Gökhan'ın ise ondan farkı yoktu.O da deli-dolu herkesi eğlendiren herkesi seven biriydi.Bir de sevgilisi vardı.Elif...Top oynarken bile onu düşünmek onu çok neşelendiriyordu açıkcası çünkü onu seviyordu.Selim ve Gökhan'la yaşıt olan İbrahim vardı.İbrahim onlara göre daha sessizdi.Tek acayip yani fazla küfür etmeseydi.
-Gökhan yemek yiyoruz eve gel.Gökhan'ın annesi apartmanda ilk kattan kafasını uzatmış bağırıyordu.Gökhan kafasını salladı.Arkadaşlarına dönerek:
-Beyler ben gidiyorum yarın görüşürüz,dedi.Arkadaşlarına veda etti.Ve evde aldı soluğu.Babası gene işten geç gelecekti ve kardeşi ve annesiyle masa da oturacaktı Gökhan.Annesi yemeği hazırladı.Soğuk bir akşam yemeği oldu.Gökhan televizyonda dizisini bekliyordu.Dizisinin jenereği ekrana geldiği an sofradan kalkarak hemen televizyon koltuğuna oturdu.Üstündeki kısa kollu bir t-shirt vardı.Kolları çıplaktı.Deri koltuğa oturunca kulak tırmalayan bir ses çıktı.Tam dizinin jeneriğini izlerken ekran bir anda karardı."FLASH HABER" diye bir yazı çıktı.Gökhan ve ailesi meraklanmıştı.Ekrana büyük Çin Genetik Mühendisliği geldi.Muhabir konuşmaya başladı.
-Çin Genetik Labaratuarlarında devam eden insan klonlama çalışmaları son noktaya varmak üzereyken,klon embriyo üzerinde çok değişik semptomlara rastlandığı iddaa ediliyor.Çin Genetik Labarotuarları bunu yalanlasa da daha önceden orda çalışan bilim adamları bunun gerçek olabileceği kanısında.Ben Adem Fırtına-Çin.Şimdi söz sende Birand.
Haberler bitmişti.Gökhan'ın kardeşi gülerek oyununa döndü,annesi "Töbe töbe" diyerek sofrayı toplamaya devam etti.Gökhan'ın en çok takip ettiği konulardan biriydi bu.Bir an düşündü.Acaba orada neler dönüyordu???