Gölge bu Mayıs’ta 8. yaşına girdi. Aradan geçen bu uzun süre boyunca epey yol aldığımıza inanıyoruz. Bu sayıyla birlikte, Türkiye’de Korku ve Gerilim edebiyatı için önemli olduğunu düşündüğümüz tamamen bizlere, buraya ait 1 basılı kitap, 14 e-dergi sayısı ve 104 öykü yayınlamış olduk. Yazar grubumuzun altında imzası olan Anadolu Korku Öyküleri’nin ilk cildi, "korku" ile ilgilenen çevrelerden olumlu tepkiler aldı. Halen ikinci cildin hazırlıklarını sürdürüyoruz. Katılma imkânı bulduğumuz seminerlerde Gölge’nin Korku ve Gerilim yazarlarının anlattıklarını ilgiyle dinleyen insanlar gördük. Gölge’nin artık senede bir yayınlanır hale geldiği son durumda ise epey üzüldük. Tek tesellimiz yayın aralıklarında boş durmuyor, aksine hep üretiyor olmamız.
Bu sayıda ise o büyüleyici rengin, ruhu saran düşlerin göz alıcı dumanının peşine düştük. Bu sayımıza adını verdiğimiz Lâl neydi? Söyleyecek, anlatacak bir sürü şey vardı onunla ilgili.
Acı hissinin zihin duvarına vurulmuş boyasıydı kızıl. Kalbimiz attığı sürece de bu böyle olacak. İşin içinde kırmızı renkli o büyülü sıvı olduğu zaman her şeyden önemliydi kızıl. Tenden taşan hayatın rengi, susamış vampirin hayali dişleri gırtlağınızda yaşam ararken özlemini duyduğu şey, bakışlarınızı kaçırdığınız vahşet sahnesinin dekoru, mezarında sayıklayan ölünün vicdanı, eti değerli kılan büyülü iksirin özüydü.
Gölge 2003 yılında girdiği korku tünelinde kızıl ayak izleri bırakarak ilerlemeye devam ediyor. Lâl, bıçağın keskin ağzında gezinen öyküleriyle 8. yaşından gün alan Gölge’mize sert bir renk katarak adeta hayat veriyor.
Keyifli okumalar.
Galip Dursun
0 yorumu oku... >>










Türkiye'de Fantazya adına iyi işler yapmak niyetindeki güzide platform Türk Fantazya Birliği Mevsimlik Öykü Yarışmalarının ilkini düzenliyor. Konsept olarak Kıyamet Sonrası'nı seçen grup her mevsim bir konu ya da alt tür üzerine yoğunlaşmış öykülerle düzenli bir katılım, bir fantazya dizini oluşturmayı hedeflemekte.
Ayasofya'nın Derinliklerinde, belgeselci Göksel Gülensoy'un 10 yılı aşan araştırma ve çalışmaları neticesinde hazırladığı bir film. Ekim ayında Antalya Film Festivali'nde izleyici karşısına çıkacak yapım asırlardır anlatılan Ayasofya efsaneleri üzerine yoğunlaşıp tarihi mekanın altındaki sarnıçları gün yüzüne çıkarıyor. 
Türk Fantastik Yazınının ilklerinden Barış Müstecaplıoğlu yeni kitabıyla karşımızda. Eserinde asırların gerisine gizlenen büyülü sanatçı Mehmet Karakalem'i konu eden yazar, hayli ilginç bir çalışma ortaya çıkarmış.