Yeraltının engin nehirlerinden beslenen alt kültür edebiyatının en yasak meyvalarının sergilendiği Günce'ye adım attınız. Gözün görüp kulağın işittiğinden bir adım daha aşağıya inmeye hazır olun.
Çekinmeyin, gönlünüzce dolaşın; basamaklara dikkat etmeyi de unutmayın...
Bu sayıda o büyüleyici rengin, ruhu saran düşlerin göz alıcı dumanının peşine düştük. Bu sayımıza adını verdiğimiz Lâl neydi? Söyleyecek, anlatacak bir sürü şey vardı onunla ilgili.
Acı hissinin zihin duvarına vurulmuş boyasıydı kızıl. Kalbimiz attığı sürece de bu böyle olacak. İşin içinde kırmızı renkli o büyülü sıvı olduğu zaman her şeyden önemliydi kızıl. Tenden taşan hayatın rengi, susamış vampirin hayali dişleri gırtlağınızda yaşam ararken özlemini duyduğu şey, bakışlarınızı kaçırdığınız vahşet sahnesinin dekoru, mezarında sayıklayan ölünün vicdanı, eti değerli kılan büyülü iksirin özüydü.
Gölge 2003 yılında girdiği korku tünelinde kızıl ayak izleri bırakarak ilerlemeye devam ediyor. Lâl, bıçağın keskin ağzında gezinen öyküleriyle 8. yaşından gün alan Gölge’mize sert bir renk katarak adeta hayat veriyor.
Keyifli okumalar.
| Dizi Önerileri liquid 25.7.2010 12:22 |
| baba geri dönüyor liquid 17.6.2010 11:35 |
| BUGÜN KONUŞANLAR GabrieL 24.5.2010 14:40 |
| Kitapçılarda Yeni bir Dönem : BookEksprosso! JanyWhiteSword 21.5.2010 2:44 |
| Bilinmezlik İçinde Ölümsüzlüktür Aşk Hellblack 16.5.2010 9:48 |
| Machete ( 2010 ) BerberKenan 8.5.2010 3:54 |
| CEHENNEt KARGALARI Hellblack 25.4.2010 11:14 |
| Mount&Blade: Warband Kuzey_Yildizi 15.4.2010 7:03 |
“Dün yıldızların üzerinde orada olmayan bir adam gördüm. Bugün yine orada değildi. Gitmesini nasıl isteyebilirim?
”