olsun dinleyici olarak bile kalsa ciddi katılım göstermesi gereken bir alanı. Ben müziğin insan psikoloji üzerinde ciddi etkileri olduğuna inanan ve bunu yaşayan biri olarak kendimi en çok bulduğumu düşündüğüm iki müzik türünü severek dinler ve elimden geldiğince dinler takip ederim. Bunlardan biri Heavy Metal, bir diğeri ise Blues’dur. Blues üzerine yazı yazmak gerçekten keyifli zira müzik olarak kelime anlamı “hüzün” bile olsa blues aslında neşenin, keyfin hüzne karşı naif bir duruşudur, özellikle şarkı sözleri itibari ile. Yazım için Blues’u seçmemin bir büyük nedeni de ilerleyen satırlarda göreceğiniz süprizler ile Blues’un etkisinin sanılanın aksine Amerika ile sınırlı kalmadığını görmenizi istememdi. Evet artık başlayalım...
Amerika’ya “zorla” getirilen kölelerin kültürlerini koruma amacı ile başlattığı bir
müzik türüdür aslen Blues. Kesin olmamakla birlikte kölelerin Amerika’ya adım atış tarihi olan 1619 çıkış tarihi olarak kabul görür. 1865’de köleliğin kaldırılması ile Amerika çapında yayılmaya başlamıştır.New Orleans ve Memphis bölgesinde pirinç tarlalarında özgürlük ve umut üzerine hep bir ağızdan şarkılar söylenirdi. Köle sahipleri bu özgürlük naralarını biraz dizginlemek ve rahatlatmak amacıyla köleler için Cumartesi günlerini eğlence günü ilan etti. Ama tabii beklediklerinin aksi bir etki yarattı. Köleliğin kalkması ile ırkçılık son bulmadı. Kuzeye göç eden zenciler enstrümanları olan banjonun ( Afrika kökenli ) yanında İrlanda ve İskoç göçmenlerden keman, güneylilerden ise mandolin ve gitarı öğrendiler. Bunların içinde tabii ki en önemlisi zamanla blues’un baş enstrümanı olacak olan gitar idi.
1900’lü yıllarda zenci şarkıcı, grup ve söz yazarları ortaya çıkmaya başladı. Bunları ilk kullanan Memphis belediye başkanı adayı E.H.Crump oldu. Handys Badden isimli gruba yaptırdığı Mr. Crump isimli parça ile seçimi kazandı.
etkileri ile farklı türlere ayrılmaya başladı. Bu ayrımda gitar çalış stillerinin de etkisi büyüktü. Memphis, Texas Blues v.b. isimlerle alt türlere ayrılan Blues ilk büyük müzisyenini 1930’lu yılların başında çıkardı. Trompet ustası Louis Amstrong.1955 yılında yeni bir isim ile birlikte yeni bir müzik akımı doğuyordu. Chuck Berry ve Rock’n Roll. Maybelline isimli şarkısı ile kazandığı üstün başarısı sonrasında Blues ve Rhythm and Blues’ın meyvesi olarak kabul gören Rock’n Roll’un doğumuna sebep oluyordu. Bu akımın kurucusu Chuck Berry’i boynuz kulağı geçer hesabı geçen ve dönemin birer birer ortaya çıkan Rock’n Roll müzisyenlerinden biri olan Elvis, Heartbreak Otel şarkısı ile 1965 yılında müzik tarihine damgasını vuracak olan kariyerine başlıyordu.
II. Dünya Savaşı sonrası Blues Avrupa’ya ilk adımını attı. Amerikan askerlerinin geride bıraktıkları Blues albümleri İngiliz gitaristlerini çok etkiledi ve New Orleans
Jazz Band akımını ülkelerinde yerleştirmeye çalıştılar. Alexis Corner, Cyril Davis ve Brian Jones Blues Inc.’i kurarak İngiliz Blues müziğinin ilk örneklerini verdiler. Gruptan ayrılan Brian Jones iki Blues müzisyeni olan Mick Jagger ve Keith Richard ile birlikte Muddy Waters’ın bir parçasından ismini aldıkları The Rolling Stones’u kurdular. Dönemin diğer büyük grubu Jimmy Page, Jeff Beck ve Eric Clapton’ı kadrosunda buluşturan The Yardbirds idi. Bu üç gitarist Rock tarihini yazacaklardı. İlerleyen dönemlerde hepsi kendi grupları ve çalışmaları ile Blues ve Rock müziğe büyük katkılarda bulundular.1967 yılında ise Monterey Pop Festival’de ( California ) gelmiş geçmiş en büyük gitarist kabul edilen Jimmy Hendrix sahneye çıkıyor ve Jimmy Hendrix Experience adlı gösterisi ile dinleyenleri kendine hayran bırakıyordu.
teknikleri bakımında New Wave of British Heavy Metal akımının üzerinde büyük bir etki yarattı. Stevie Ray Vaughan gibi Rock müzik ve Blues’u muhteşem harmanlayan ve şahsen bugüne kadar dinlediğim en iyi gitarist olarak gördüğüm müzisyenin kısa ama muhteşem kariyerini yaşadığı dönemler idi.Bir de yerli Blues gruplarından ve geçtiğimiz aylarda ülkemizi ziyaret eden meşhur Blues Brothers Band konserinde alt grup olan Bluesaint’i eğer İstanbul’da oturuyor ise Kadıköy’deki Shaft Club’da dinlemenizi tavsiye ederim. Grup hakkında bilgiyi www.bluesaint.org adresinden alabilirsiniz.
Müzik dolu günler dileğimle beraber, Blues ile ilgili Blues’a gönül veren büyük müzisyenleri sizlere bu köşede tanıtmaya devam edeceğimi belirtmek isterim.
Kaynaklar :
http://www.sanalcafe.sc/makale/muzik/478
www.efeskeyfi.com
| < Önceki | Sonraki > |
|---|










