zaman, kimi zaman da kinin zehrinin damarlarında yayıldığını hissediyor. Bazen, tüm karamsarlıklarını bir kenara bırakıp, mutluluğun keyfine varıyor. Çoğu zaman da hiçbir duyguyu birbirinden ayıramadan, bir bütün halinde kucaklıyor ruhunu. Ruhun, hatırlanabilecek kısa ömürlü yolculuğunda acı, sevinçten ayrılamıyor; nefretle sevgi bir oluyor. Belki de en gerçek olan yansıması budur insanın; en çıplak, en maskesiz, en başıboş olanı…Who was chosen to stay and find out where this all begun.
Fire is burning me,
Desire to set us free. "
Finlandiya’nın küçük kasabalarından birinde yaşayan ve amatör olarak müzikle uğraşan insanların oluşturduğu bir topluluk EToS. Şöhretlerinin artmasını sağlayan Chaotic Beauty albümünden önce; üç demo, bir promo-cd ve iki albüm oluşturacak kadar üretken bir grup aynı zamanda. Her ne kadar, bahsedeceğim albümden önceki eserleri de sevilse de veya bu albümden sonra, bu sene içerisinde bir albüm daha çıkarmış olsalar da, EToS’un müzikal kimliğinin en belirgin olduğu albüm A Virgin And A Whore’dur kanımca.

2001 yılında yayımlanmış olan albüm, grubun, death sound’una piyano notalarını ne kadar kusursuzca kattığının en önemli kanıtı. Şarkıların sözlerindeki küskünlüğün, kırgınlığın vücut bulmuş hali gibi bu notalar. Gitar soloları ve ritimler ise, aynı sözlerin içinde taşıdıkları isyanı da dinleyene aynı anda yansıtıyor. Uzun ve sıradan görünen bir isme sahip olsalar da, müziklerindeki kaliteyle ve sözlerdeki şiirsellikle önyargıları kırabilecek kadar kuvvetliler.
A Virgin And A Whore’u dinlemeye başladığınız anda, kuzeylilere özgü melankoliyi, yine onlara özgü bir isyankarlıkla içinize çekebiliyorsunuz. Kendi ülkelerine özgü ışık şöleninden bahsederlerken, bir sevgilinin gidişini anlatırken, içlerinde hayata dair bir umut doğururken; her daim, her parçada hırçınlıkla el ele yürüyor duygusallık. En can yakıcı sözleri, yerinizde salınarak söylüyorsunuz.
Grubun başarısı, sadece duygusal ikilemleri enstrümanlara çok iyi yansıtmakta yatmıyor elbette. Altti Vetäläinen’in vokalist özelliği de, kullandıkları enstrümanlardan bir parça olup, aynı şarkı içinde farklı duyguları betimliyor. Müzisyen kimliklerini, bir hobinin dışavurumu olarak nitelendirseler de, amatörlük sınırlarını ne kadar aştıklarını, her bir şarkı için ne kadar özendiklerini anlayabiliyorsunuz. Belki de bu mütevazılıktır başarılı olmalarını sağlayan, kimbilir…

Bu albümden sonra, asıl mesleklerini bahane ederek, müzik yaşantılarını sonlandırdıklarını söylemişlerdi sitelerinde. Bu, üzücü bir haberdi ama veda albümünün başarısı, bir teselli olmuştu. Fakat tam üç yıl sonra, müziklerindeki kalitede zerre kadar değişim olmadan, yeniden selamladılar bizleri. Her daim özlerini korumalarını diliyor ve özellikle sözünü ettiğim albümü tavsiye ederek yazımı sonlandırıyorum.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|










