Kan Güncesi

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Kan Güncesi'ne hoşgeldiniz...

Yeraltının engin nehirlerinden beslenen alt kültür edebiyatının en yasak meyvalarının sergilendiği Günce'ye adım attınız. Gözün görüp kulağın işittiğinden bir adım daha aşağıya inmeye hazır olun.

Çekinmeyin, gönlünüzce dolaşın; basamaklara dikkat etmeyi de unutmayın...

Anadolu Korku Öyküleri


Yoksa siz henüz Anadolu Korku Öyküleri'ni okumadınız mı?

Elysium MAKALELER SALON Ravenous : Açlık ve Etik’in Kırılması Üzerine...

Ravenous : Açlık ve Etik’in Kırılması Üzerine...

İnsan sosyal bir yaratıktır ve sıkıca uyduğu bir topluluk kuralları dizisine sahiptir. Ne zaman ki dörtten fazla insan bir araya gelir ve belli bir süre birlikte yaşar; kurallar aniden ortaya çıkar. Genelde ortadaki olgu ve varlığı korumak adına konulmuş şeylerdir bunlar. Ve tamamının yazılı olmasına gerek yoktur. Çoğu memleketim insanı için birkaç köşe yazarının bir dönem ağızlarına sakız ettiği, havalı bir kelimedir Etik. Aslında, Ahlak’tan başka bir şey de değildir. Basit bir şey olmasına rağmen anlaşılması zor görünür. Birey özelinde topluma saygı ve yaşantıyı düzenli, sürekli kılmak namına işler.

Peki, modern insan toplumunda en zor hazmedilecek ve kabul görecek olan eylem sizce nedir? Uç seviye pornografi, topluma olan saygı ve inancın bitmesi, alt kültürlerin genel kültürü delik deşik etmesi, tabuları zorlayan fikirsel değişimler....

Hiçbiri değildir, emin olabilirsiniz.

Ne kadar gelişkin ve mücadele, çatışmaları fikirsel boyuta taşımış olursa olsun toplumu en fazla irrite eden şey kendi türünü fiziksel olarak yemektir! İnsan yemek, yani bilinen adıyla Yamyamlık, her zaman ve dönemde (birkaç topluluk haricinde ki onların da derin bir zemin ve mitleri vardır bu iş üzerine kurdukları), bildiğimiz haliyle toplumu en fazla itecek ve tiksindirecek olan şeydir.

Besin piramidinin en üstünde duran tahtımızdaki rahatımızı bir süreliğine terk edip, bu konuyu çok sağlam bir şekilde işleyen sert bir korku filmi izlemeye ne dersiniz? Cannibal Holocaust diyenleri duyar gibiyim. Sıralarını beklesinler, çünkü Ravenous bu temayı işlemek konusunda daha başarılı.

Herkes yerini aldı mı?

RAVENOUS

Öncelikle, Yamyamlık çok fazla getirisi olan bir tema değildir, sinemada. Belli bir kitlesi vardır ve Ana Akım tabir edilen Genel’e sunulması güçtür etli kanlı bileşenleri ile. Fakat Ravenous güzel bir prodüksiyon, Guy Pierce, Robert Carlyle, David Arquette gibi duyulmuş oyuncuların katılım ve performansları ile hayata geçmiş bir film. Üstelik, insan eti yiyen insan olgusunu sadece belirli psikolojik kırılmalarla ele almayarak da Hannibal, Kuzuların Sessizliği gibi filmlere hafiften dudak büküyor. 

Film, 1847 Meksika – Amerika Savaşı esnasında gösterdiği cesaretle Savaş Kahramanı ilan edilen Yüzbaşı John Boyd ile başlıyor. Esas karakterimiz ve cesareti hakkında söylenenlere ise inanmamak lazım. Zira, ölümle burun buruna geldiği an korkudan ölü taklidi yaparak birliğindeki diğer arkadaşlarının arasına konulması, o zaman Teğmen olan zat’ın kendi deyimi ile “Yüzbaşı’nın parçalanmış kafasından akan kan gırtlağımdan aşağı iniyordu.” şeklinde geçen gecenin ertesinde güç ve cesaretle dolup tek başına bir Meksika birliğini alaşağı etmesi söz konusu. İtici etkenler ve yan bileşenler çok; belli bir dönemi ele aldığı için de kendine mahsus, zengin bir görüntüsü var zaten filmin.

Neyse, madalyası ve terfiisini alan Yüzbaşı’mız, güney sınırındaki sıcak çatışma ortamından California’ya, Nevada’ya gönderiliyor. Tamamen bir inziva noktası gibi görünen küçük dağ karakoluna henüz yerleşmiş ve şu et, kan ile temasının yakıcı açlığının bilinçsiz atakları ile hafif hafif yüzleşmiş iken şok edici bir olay meydana geliyor. Açlık ve soğuktan ölmek üzere olan zavallı bir yolcu kapının önünde beliriyor ve hayatlarının en sarsıcı hikayesini anlatıyor.

Kabaca, Nisan ayında altı kişilik bir grup Doğu ve Orta Amerikadan Batıya yola çıkıyor. Fakat kış gelene kadar o Batıya varamıyorlar. Grubun rehberi olan Albay Ives ise onları çıkışı olmayan bir noktaya getiriyor. Kışın da bastırması üzerine, dağ başında, oldukları yerde çakılıp kalıyorlar. Yanlarındaki herşeyi yiyorlar. Sonra da sıra kendilerine geliyor. Albay Ives’in yönlendirmesi ile tencere ölüm saçarak fokurduyor. Hikayeyi anlatan kişi ise sona kalan üç kişiden birisi ve gruptaki en güçsüz kişi olduğu için kaçtığını söylüyor.

Bu, insanın kanını donduran hikayeyi duyan Karakol komutanı Albay Hart, gruptan geriye kalan (hikayeyi anlatan adam dışında) son kişiyi bulmak ve bahsi geçen Yamyam Albay Ives’in elinden kurtarmak için hemen bir kurtarma ekibi kuruyor. Yola çıkıyorlar.

Bu kadar film anlatımı yeter, daha fazlası spoilera girer. Gelelim olayın diğer yanlarına...

Yönetmen Antonia Bird’ün kendi penceresinden anlattığına göre Yamyamlık, bahsi geçen dönemde, dünyanın öte ve medeniyetten mümkün mertebe uzak ucunda olası bir durumdur.

Yaygın mıdır; hayır!
Fakat karşılaşılabilir midir; evet!

Zira Amerikan iç savaşı öncesinde yeni yeni kurulmaya başlayan bölgeler, otoritenin henüz söz sahibi olmadığı Kuzey-Batı bölgelerinde bir başınızasınız. Yakın örnekler verelim. Timur’un askerlerinin Rus Steplerinde Altınordu Han’ını kovalarken, açlıktan iri yarı Rus’ları besin stoğuna dahil etmesi bilinen bir şeydir mesela. Ya da Haçlıların, İç Ege’de yiyecek sıkıntısının baş göstermesi ile yöre halkı başta olmak üzere yanlarındaki çocuk savaşçıları yemesi, sağlam rivayetlerdir.

İnsan darda kalınca yer. Bulduğu herşeyi yer. Bunun önüne geçilemez. Açlıkta bir nokta vardır ki, sınırın ötesi demektir artık; Ahlaki boyut hayvani ve yaşamsal dürtülerle göz ardı edilir.

Ravenous’ta karşımıza çıkan haliyle Yamyamlık fenomeni ise sadece “ölüm sınırındayken yapılan bir son hareket” boyutuyla ele alınmıyor. Weendigo olarak bilinen, Kuzey Amerika yerli mitinde korkuyla anılan bir yaratığın Yamyamlık temasıyla bütünleştirilmesi üzerinden toplumsal çıkarımlar da yapılıyor.

Weendigo’ya gelelim. Birden fazla tanım ve ifadesi var, her mit gibi. Fakat anahtar kelimeler şunlar:
•    İnsan eti yer.
•    Çok güçlüdür. Temel duyuları epey gelişmiştir.
•    İnsanın ötesinde bir hızla iyileşir. Bedeni sıradışıdır.
•    Büyük ve kudretli bir savaşçının düşmanını (onun ruhunu ve gücünü elde etme niyetiyle) yemesi ile dönüştüğü şeydir.
•    İnsan etine karşı inanılmaz bir açlık duyar.

Dördüncü madde ile ilgili olarak insan dışında bir yaratık ile bir zamanlar insan olup insan etini tattıktan sonra dönüşüm geçirmesi gibi iki ayrı teori varsa da Weendigo genel olarak böyledir.

Filmimiz ise Yamyamlık olayını sadece Weendigo olarak almıyor.

Bir insan neden yamyam olur? Bu soruya alternatif bir yaklaşım ile Albay Ives’in hikayesini sunuyor. Aslında, sıkça karşılaşılan bir yaşama güdülemesi söz konusu. Son günlerini yaşayan Albay Ives duyduğu bir öyküden yola çıkarak, hayatını kurtaracak bir dizi eylem gerçekleştiriyor. Ve asıl korkunç olan şey ile karşılaşıyor; rivayetler doğru ve işe yarıyor...

Yüzbaşı Boyd ise ölüme yakın olduğu noktada kendi isteği dışında Yamyamlık olayına dahil oluyor. Bir tercih değil bir zorunluluk olması nedeniyle yaklaşımı daha dışardan ve şüphe içeriyor.

Antonia Bird, Yamyamlık olayını sapkın bir et yiyicilik, kıyıcılıktan çıkarıp karşımıza medeni sınırlar içinde bir koşut olarak sunmaya çalışmış. Film boyunca detaylıca anlattığı karakterlerin kesişen hikayeleri en uç seviyeye çıktığında kesin olarak iki taraf yaratıyor:

Artık bilinçli ve sistemli bir şekilde Yamyamlığı yaşamına entegre etmiş olan Albay Ives ile Etik ve fikirsel olarak Yamyamlığı kabullenemeyen Yüzbaşı Boyd...

Benim görüşüm, yapımcıların bu orta uzunluktaki ve gerilim dolu korku filminde yapmak istedikleri şeyin çok daha farklı olduğu yönünde. Çünkü olayı ele alış biçimleri, bahsi geçen fenomeni fiziksel bir yamyamlıktan çıkarıp fikirsel ve farklı açılardan insanların birbirlerini, kendi faydaları için ortadan kaldırmalarını, onlardan ve sahip oldukları şeylerden beslenmelerini irdelemek.

İyi seyirler. 

 

adını   albüm   alıyor   amerikan   anita   bilinen   bulunan   dans   değişik   dizi   dünyanın   edilen   ele   fantastik   filmde   filmler   gotik   güçlü   haftalık   hale   haline   japon   john   karakter   kullanılan   kurgu   metal   muhteşem   orijinal   oyun   roman   savaş   sayesinde   sıra   wiki   çeşitli   çizgi   çoğu   ünlü   İngiliz   İşte  

Kullanıcı İşlerİ



Forum'da son durum

BUGÜN KONUŞANLAR
sirius 4.3.2012 17:39
Tımarhane Edebiyatı Öykü Yarışması
GabrieL 30.6.2011 6:08
Bölüm Adabı
GabrieL 30.6.2011 6:07
Parlak Gölge
Mademon 20.6.2011 16:01
NÜKLEER KIŞ / Koray GÜNYAŞAR
vagrant 22.1.2011 6:06
Türkiye'de Black Metal
Hellblack 14.11.2010 16:25
Dizi Önerileri
liquid 7.10.2010 15:48
Bu Kör'ün Ağlamasıdır...
mavi kuzgun 5.9.2010 1:48

Kötü Sözler

I`ve slept so long without you
It`s tearing me apart too
How`d it get this far
Playing games with this old heart
I`ve killed a million petty souls
But I couldn`t kill you...

Jay Gordon - Slept So Long

Raven Dark Coven Giyim

Reklam