Vampirler gerek kurgusal anlamda, gerekse de inanç temellerinde her zaman var olmuşlardır. Bilinen tarihin ilk dönemlerinde, hatta bilinmeyen tarihlerde, günümüzde varlıklarını sürdürmüşlerdir. Her ne kadar artık kurgusal (edebiyat, sinema, vb.) olarak var olsalar da hayali bir benliğin ya da kalıtımsal bilgilerin ışığından güç alan vampirler (?) tamamen yok olmamışlardır. Bunun anlamı ise şudur: Uygarlık yolunda ilerleyen, medenileşmiş, matematiksel bir mantığı benimseyen, kimi ifadelerle gelişmiş benlik artık eski inanışlarını ya da batıl inançlarını geride bırakmıştır. Halbuki sıradan ve ilkel toplumlarda vampir inancı çok daha yaygındı. Demek ki uygarlaştığımız her an, maddeciliğe kayıyor, ispatlanmamış olanı yok sayıyoruz. Ya da benliğimizi, tarihimizi unutuyoruz. Unutmuyorsak da istediğimiz şekle sokuyor, dejenerasyona uğramış bir halde devamını sağlıyoruz.
2 yorumu oku... >>
Devamını oku...
|
" ...
Büyük kent korkuları başka, kırsal alan korkuları bambaşkadır; doğa ile, doğanın gücü ile, batıl inançlarla iç içedir ve çarpıcılıklarını da onlardan alır, ola ki inandırıcılıklarını da...
Öykülerin tümü, özgünlüklerinden bir şey kaybetmeksizin, anlattıkları ortamların –köyler, ormanlar, tepeler, mağaralar- özelliklerini koruyarak, dayandıkları malzemelerin –batıl inançlar, hayaletler, büyüler, büyücüler- yerinde kullanılışı ile gerçekten kimi Anadolu korkularını, okurları etkileyecek –ve düşündürecek- şekilde canlandırıyorlar. Kaldı ki ücra köylerin, kuytu ormanların, bir görünen bir kaybolan mağaraların ve nerelere kadar uzandığı bilinmeyen kuyuların gizleri ve dağıttığı, dağıtabildikleri heyecanlar, korkular ve kabuslar bunlarla bitmiyor, ola ki başlıyor..."
Giovanni Scognamillo
4 yorumu oku... >>
Devamını oku...
Gizem Sarızeybek
KİTAPLIK
Korku...
 Şartlanmadan mı kaynaklanıyor bilemem ama kelimeyi telaffuz ettiğimde dahi bir ürperti, bir merak sarıyor içimi. Korkuya ucundan kıyısından dokunan her olgu, her yaratım, her anlatım ilgimi çeker kendimi bildim bileli. Edebiyatla haşır neşir olduktan sonra fantazya ve korku dallarına yönelmemin de en büyük sebebi, soyuttaki bu cezp
edicilik sanırım...
1 yorumu oku... >>
Devamını oku...
 Hiçlik ile varlık arasındaki ince çizgiyi ayırt edemeyen bizler için en kolay yolu seçiyor ve hiçlikle söze başlıyor olabilirim. Sonuçta bu benim hikâyem; burada ben, Lilith’i anlatan bir Tanrı’yım. Keyifli okumalar.
Devamını oku...
Müzik camiası, konsept albüm hazırlamak konusunda hiç sıkıntı çekmemiş; mitolojiden destanlara, edebi eserlerden sanatçılara kadar uzanan geniş bir yelpazeyi irdelemiştir. Özellikle metal müzik türünde şarkılar üreten gruplar arasında, konsept albüm yapmak, bir kural gibi olmuştur zamanla. Ancak işin hakkını verenler kadar, sadece konsept ismine güvenip içi boş bir alümle piyasaya çıkan gruplar da vardır.
Bu yazının konuğu olan Evol, müzik yaşantısı çalkantılı ve biraz da gizemli olan bir grup. İnternet ortamından faydalananların sayısının ve ortamda bilgi bulma hızının artmasıyla birlikte, gruba dair bir aydınlanmam oldu. Fakat bu kadarı bile, grubun varolan gizeminden bir şey kaybettirmiyor.
“ Now I'm blind, now I'm lost
Show the path, guide my sight
Where am I?... ”
0 yorumu oku... >>
Devamını oku...
Uçuşan mermilerin arasından fırlayan, oradan oraya zıplayan adamlar, daha  doğrusu başka boyutta yaşıyormuş gibi görünen bu tiplerin istilası ilk olarak ‘70lerde başladı. Furya başlarda tutulmadı, en azından kapalı bir coğrafya içinde sevildi, sayıldı. Küçük çaplı ithalatlar da yapıldı tabii ki. Örneğin, bu filmler diğer üçüncü dünya ülkeleri gibi bize de uğradı. Fakat özümseyip kendi türevlerimizi, yerel coğrafyamızın suç filmlerini yarattık. Aynen diğer ithalatçıların yaptığı gibi. Bizdeki Cüneyt Arkın serilerinin, aksiyon-suç temasına ‘şok’ sayılabilecek bir sürede geçmesi bir rastlantı değildi, şüphesiz. Barut kokan, bol koreografili aksiyon filmleri...
O’na değişik isimler taktılar; Gung-Fu, Blood Opera, Hong Kong Action bunlardan bazıları. Ve halen değişik isimlerle anıyorlar. Yeni isimler üretiliyor, konuşuluyor.
Ama bunlardan bir tanesi, temayı tamamen anlayıp konsepti en iyi şekilde ifade etti, bana göre: Blood Opera.
0 yorumu oku... >>
Devamını oku...
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 > 12 |