| < Önceki | Sonraki>> > |
|---|
"Bilimkurguya Wellsyen çizgide bir sosyal kurgu, bugünü incelemek için geleceği bir araç niyetine kullanma çizgisi olarak inanıyorum."
Authorirty ve Hellblazer gibi Vertigo başatlarından tanıdığımız Warren Ellis'in ve Darick Robertson'ın 1997-2002 yılları arasında yayınlanan çizgi romanı Transmetropolitan tarihi belli olmayan bir gelecekte Amerika'da "Şehir"***de geçmektedir ve kendine anakarakter olarak gonzo muhabir**** Spider Jerusalem'i alır. Halihazırdaki başkanın beş yıl önceki seçimiyle ilgili yaptığı haber ve yazdığı kitap sebebiyle parayı bulmuş ama uygarlıktan da bezdiği için dağa bayıra kaçan Jerusalem suyu çeken para sebebiyle Şehir'e ve vakti gelen seçimlere, zaman sınırına rağmen yetiştirilmesi gereken yazılara ve siyasi sistemin kokuşmuşluğuna geri dönmek zorunda kalır. İlk üç sayının toplandığı cildin adında belirtildiği gibi Spider yeniden sokaklardadır. En başta belirtmeliyim ki Transmetropolitan kaba, sert ve ucuzdur. Hem kullandığı dil hem de konulara yaklaşımı açısından. Ellis polis şiddetini, sübyancılığı, dini tarikatları veya başkanlık seçimlerini anlatırken okuyucuyu düşünmeye sevk edecek seçkin sözler kullanmaya özen göstermez. Onun Spider aracılığıyla yaptığı, sisteme, topluma ve dünyaya olan öfkesini olabildiğince abartılı ve yoğun biçimde kusmaktır. Kimsenin duymayacağı bir yere gidip bağırmak yerine Ellis, Transmetropolitan'ı yazar. Bu yüzden de çizgi roman yerde, pislik içinde ve bizim yanımızdadır. Hikayenin anatema olarak "gerçek"i seçtiği düşünüldüğünde anlatımda yapılan bu tercih, bence çok yerindedir.
Transmetropolitan taraflıdır. Öykünün üçüncü bir şahıs tarafından anlatılması söz konusu olamaz. Gerçek kalabalıklara etkin bir biçimde aktarılmalıdır. Bu yolda abartı, bayağılık, şiddet meşru araçlar haline gelebilir. Olaylar ve fikirler değer yargısı barındırır bir biçimde aktarılabilir ve aktarılmalıdır Spider'a göre.
"İşin özü elimizdeki araçlar gözlerimiz ve aklımızdır. Salt gözlerimizle görmek eylemi değil; gördüğümüzü doğru algılamaktır." (Transmetropolitan#4 - On The Stump)
Anatemanın gerçek olduğunu söylemişken pivot konuların başında siyasi iktidarın çürümesinin geldiğini de belirtmeliyim. Pekçok disütopya örneğinde olduğu gibi varolan durumun daha da karanlıklaşmış bir halini yaratma ihtiyacı duymaz Ellis,
ona göre durum yeterince karanlıktır. Nitekim öykü boyunca karşımıza asıl kötü adam olarak iki Amerikan başkanı çıkar. Bu iki başkan arasındaki farklılık aynı zamanda çürümenin boyutu hakkında bir önermedir.Çizgi romanda sadece Spider'ın koyduğu takma adla anılan Beast, açık bir Nixon figürüdür. Günü geçirmeyi, statükoyu korumayı bilen, kinik bir kimsedir. Çizgi roman boyunca Spider onu toplumun ilkel güdülerinin karanlık bir yansıması olmarak görür ve hikaye boyunca inanmamız istenen budur.Öyle ki Darick Robertson çok az yerde Beast'i gölgelerin dışında çizer. O çürümenin görünen yüzüdür, tanınmak için gün ışığna çıkmasına gerek yoktur. 21. sayıda Nixon'ın meşhur sözünü tekrarladığında bile aslında dalga geçmekte, Spider'ın bir suçlamasını umarsızca kenara atmaktadır:
"Eğer Amerika Birleşik Devletleri Başkanı yapıyorsa, suç olamaz." (Transmetropolitan#21-The New Scum 3-New President )
Öte yandan Beast'in yerine geçen Gary Callahan ise Ellis'in asıl derdi ve sistem hakkındaki eleştirisinin temel dayanak noktasıdır. Fazlalıkla Tony
Blair'den ve George Bush'dan esinlenildiği açık olan "The Smiler"***** , başkan adayı ve senatör olarak karşımıza çıktığı ilk andan itibaren boy boy posterleri ve gülen yüzüyle resmedilir. Spider'ın röportajına kadar adamın ciddi anlamda sorunlu olduğuna dair hiçbir emare gözükmez. Beast'ten çok daha kontrollü konuşmakta ve karizmatik bir görünüm çizmektedir. Oysa başkan seçildiği andan serinin sonunda aynı Beast gibi Nixon'ı alıntıladığı ana kadar gerek adaylığını sağlama almak için aşırı sağ bir adayla anlaşma yapmak gerek Kent State Katliamı******'nın bir benzerine sebep olmak gibi biçimlerde iktidarı sadece iktidar olmak için isteyen bir kimse olduğu anlatılır. Bu günümüz İngiliz sosyal demokratlarına ve liberal demokratlara yapılan önemli bir eleştiridir aslında. Canavar şekil değiştirmiş olabilir, değişiklik onu sadece daha tehlikeli yapar. Nitekim en son sahnede Callahan'ı daha önce Beast'i gördüğümüz gibi gölgelerin arasında görmemiz de bu açıdan önemlidir.
Transmetropolitan'ın bir başka önemli savıysa bilginin akışkanlığı ve özgürlüğü üzerinedir. Temelde medyaya getrilien eleştiri, bilgi akışının hızlanmasına ve ağın genişlemesine rağmen, medyanın toplumsal manipülasyon konusunda siyasi iktidarın eline güçlü bir koz vermesi şeklindedir. Yine de eklemeliyim ki Ellis çıkışı bilgi akışını sınırlandırmakta değil daha da serbestleştirmekte görmektedir.
Hikayenin geçtiği zamanda teknoloji başını alıp gitmiştir ve sigara bağımlısının dostu kanser önleyici hapların yanında sokağa çıktığınızda bombardıman halinde karşınızda beliren reklam ve haber kırması beslemeler****** sıradan hale gelmiştir.Çok yabancısı olmadığımız bu durum gerçeğin belirlenmesi, aktarılması
ve yeniden tanımlanması; tüm bu süreçlerin sürekli ve takip edilemez bir hızda gerçekleşmesini de beraberinde getirince bireyin toplumdan, zamandan kopması sürekli bir şimdi içinde varolması ve diğer toplumlardan (eldeki nesne bir ülkeyse diğer devletlerden dolayısıyla dünyadan) soyutlanması anlamına gelir. Çürümeyi önleyebilecek kimseler yani halk bu yöntemle uyuşturulmaktadır.Bununla beraber medyanın insan hayatına bu kadar içten eklemlenmesi aynı zamanda toplulukların hareketlerinin yönlendirilebilmesine de neden olmaktadır. Seçimden kısa süre önce Callahan'ın yardımcısını kendi düzenlediği bir suikastle öldürtmesi arkasından başlatılan kampanyayla yarışta öne geçmesi Ellis'ın medya siyaset ilişkisine bakışı açısından açıklayıcıdır.Son olarak diğer değindiğim konular kadar önemli olduğuna inandığım sistemin içinde olma halinden bahsetmeliyim sanırım. Serinin başlarında yazdığı yazılarla yeniden üne ve paraya kavuşan Spider kısa zamanda farklı kablo tv kanallarının dizi kahramanı, tüketim sisteminin bir metası haline gelir.( İlk sekiz sayının porno,anime ve "Amerikan aksiyon filmi" versiyonları diyebiliriz). Doğal olarak da bu durum Jerusalem'i toplumsal yapının kendi içinde tanımladığı bir sapkın, anormali haline getirir ve karakterin sistemi eleştirme, insanları sorgulamaya yönlendirme gücünü elinden alır.
"Ne yaptıklarını görüyor musun? (...) Yaptıkları şey, kahrolası sikikler, beni güvenli hale getirmek. Beni sikindirik evcil hayvan yaptılar. Dişlerimi söktüler. Koyduğumun zehrimi emdiler. Beni avlamaları ya da öldürmeleri gerekmiyordu. Tek yapmaları gereken beni oyunun bir parçası yapmaktı. Kim kahrolası bir porno filmine döndürülmüş birinden korkar ki? Kim böyle birini dinler ki?" (Transmetropolitan #31-Nobody Loves Me)
Ellis çıkış noktasını hikayenin anateması "gerçek"te bulur. Mencken'dan alıntılar:
"İktidar için en tehlikeli adam olayları kendi başına, tabulara veya batıl inançlara saplanmadan tartabilen adamdır. Nerdeyse kaçınılmaz olarak bu kişi altında yaşadığı iktidarın riyakar, deli ve kabullenilemez olduğunu fark eder. Eğer romantikse onu değiştirmeye çalışır; değilse bile öyle olanlar arasında tatminsizlik yaymaya açık hale gelmiştir." (H.L. Mencken, Smart Set Magazine, Aralık 1919)
Transmetropolitan Warren Ellis için 1300 sayfalık politik bilimkurgu grafik romanıdır. Kanımca çizgi roman tüm bu sıfat ve isim tamlamalarının hakkını verir. Şiddetin ve bayağılığın çizgi romanda neredeyse amaç olarak kullanılır hale geldiği bir dönemde nesneleri ustalıkla araç olarak kullanmış olması yönünden ayrıca takdir edlimelidir. Her şeyden önce ucuz ama derindir ve eğlencelidir, çizgi romanın tam olması gerektiği gibidir.
* Spider Jerusalem'in köşesinin tarafımdan yapılmış kötü çevirisi. Aslı "I Hate It Here" biçimindedir.
** Klasik anlamda aldığımız siberpunktan ayrı olarak sosyal yapıyı olumlu anlamda değiştirmeye çalışan ya da en azından statükoyu korumayı, çürümenin önüne geçmeyi amaçlayan karakterleri kahraman edinmesiyle bazı eleştirmenlerce bu şekilde adlandırılmış yazın türü.
*** Çizgi romanda şehrin adı sadece Şehir olarak geçmekle beraber, Özgürlük Anıtı'nı andıran bir heykel mekanın New York veya New York'un bir biçimde daha genişlemiş hali olduğunun ipuçlarını vermekte.
**** İlk defa Hunter S. Thompson tarafından kullanılan bir terim. Gazetecilikte tarafsız ve isabetli anlatımdansa ; genellikle birinci ağızdan aktarılan haberlere(dolayısıyla yazarın duygularının ve deneyimlerinin de işin içine katıldığı), özellikle üslubun gücüne önem veren bir tarz. Haberin etkisini arttırmak adına abartının, küfürün ve yaralamaya yönelik ironinin de uygun görülmesi stilin başka bir özelliğidir.
***** Spider'ın Gary Callahan'a her daim gülümser hali yüzünden verdiği lakap.
****** 4 Mayıs 1970'te Kent State Ohio'da Nixon'ın Kamboçya'yı işgal kararını protesto eden öğrencilere Ulusal Muhafızların açtığı ateşle patlak veren, dört öğrencinin ölümü ve dokuzunun yaralanmasıyla sonuçlanan olay.















Yorumlar